2. Abdülhamit Hayatı Kısaca ve Dönemi Siyasi Olayları

2. Abdülhamit Hayatı Kısaca ve Dönemin Siyasi Olayları Nelerdir?

ABDÜLHAMİT II (1842-1918), Os­manlı padişahı. Abdülmecit’in oğ­lu sarayın geleneksel yöntemleri uyarınca yetiştirildi. Veliaht Murat Efendiyle birlikte Abdülaziz’in Mı­sır ve Avrupa gezilerine katıldı. Ab­dülaziz’in yerine tahta geçirilen V. Murat’ın hastalığının artması üze­rine, Rüştü ve Mithat Paşalar, meşrutiyet ve özgürlük yanlısı gö­rünen Abdülhamit Efendi’nin tah­ta çıkmasına önayak oldular.

Sal­tanatının ilk yıllarında, verdiği sö­zü tutarak Anasaya’yı (Kanunu E- sasi) ilân etti (23 Aralık 1876). Bu sırada İngiltere’nin önerisiyle top­lanan ve Rus Çarlığının da katıl­dığı İstanbul konferansı toplandı. İstanbul konferansına katılan ba­tılı devletlerin, Osmanlılara öner­diği koşullar reddedilince Konfe­rans dağıldı. Abdülhamit, Mithat Paşa’yı sadrazamlıktan aldı ve Anayasa’nın 113. maddesinde ken­dine tanınan yetkiye dayanarak sürgüne gönderdi. Yine de Anaya- sa’ya açıkça cephe alamadı; se­çimleri yaptırdı, Meclisi topladı. Bu sırada Osmanlı devletine savaş aç­maya niyetlenen Rusya’ya engel olmak amacıyla Londra’da topla­nan konferansta bazı kararlar alınmıştı. Padişahın Meclise getirdiği karardaki Rus önerileri reddedilince Rus çarlığı, Osmanlı devleti­ne savaş açtı. Romenler, Bulgar­lar, Sırplar, Karadağlılarla birleşen Çarlık ordusu, Tuna’yı geçerek is­tanbul enlerine kadar geldi. II. Abdülhamit bu durum karşısında, ba­rış için Ruslar’dan ateşkes istedi, bütün bu bozgundan sorumlu say­dığı Mebusan Meclisi’ni süresiz kapattı (Şubat 1878). Böylece tek başına yönetime sahip oldu.

Rus­ya’nın önerisiyle bir ön anlaşmaya varıldı. İngiliz donanması Marmaraya girdi ve Çarlık orduları Yeşil­köy’e kadar geldiler. 3 Mart 1878′ de Ayastafanos Antlaşması imza­landı. Bu antlaşmayla Karadağ’a, Sırbistan’a, Romanya’ya tam ba­ğımsızlık veriliyor; Makedonya’yı da içine alan bir Bulgaristan dev­leti kabul ediliyor; özerk Bosna Hersek’e, Girit’e, Ermenilerin bu­lunduğu vilayetlere ayrıcalıklar ta­nınıyordu. Doğu Anadolu’da Kars, Ardahan, Batum, Doğu Beyazıt ve dolaylarının Rusya’ya bırakılması kabul ediliyordu. İngiltere Paris Antlaşması’na uymadığı gerekçe­siyle bu anlaşmaya karşı çıktı.

Avusturya ve Almanya’nın aracılı­ğıyla 13 Haziran-13 Temmuz 1878′ de toplanan Berlin Konferansı’nda Makedonya ve Batı Trakya Os­manlılara bırakıldı. Balkan dağla­rının güneyinde Osmanlı Devleti’- nin denetiminde Hıristiyan bir vali yönetiminde Doğu Rumeli vilayeti kuruldu. Romanya, Sırbistan ve Karadağ’a toprak ve bağımsızlık verildi. Ruslar; Kars, Ardahan, Ba­tum, Besarabya ile Tuna ağzını al­dılar. Berlin Antlaşması Rusya ve Balkan devletlerinin kazançlarını sınırlandırıyor, Ayastafanos’a kar­şı çıkan devletlere bazı haklar ta­nıyordu. Bu arada ingiltere, Berlin Konferansı başlamadan önce, Kıb­rıs adasının kendi kullanımına ve­rilmesini içeren bir antlaşmayı Os­manlı devletine imzalatmayı başar­mıştı. Abdülhamit dış siyasetteki uysal tutumuna karşılık içerde sert davrandı. Önce Abdülaziz’in inti­har etmeyip öldürüldüğü ileri sü­rülerek, Yıldız Sarayı’ndaki Malta Köşkü’nde özel bir mahkeme ku­ruldu, Mithat Paşa, Damat Mah­mut ve Nuri Paşa’lar cinayeti dü­zenleyenler olarak yargılandılar. Mithat Paşa belgelere dayanarak kendisini savunmasına karşın mah­keme onu ve öbürlerini idama mahkum etti, padişah kararı hap­se çevirdi, paşalar Taif’e (Yemen) sürüldüler ve Mithat Paşa orada öldürüldü.

Abdülhamit ülkeyi Yıl­dız Sarayı’ndan tam bir despotluk­la yönetiyordu. Dış felaketler de birbirini izledi: Fransızlar Tunus’u, İngilizler Mısır’ı, Bulgaristan Prens­liği Doğu Rumeli vilâyetini işgal et­ti. Padişah, kendisini tahttan indi­rip yerine V. Murat’ı çıkarmayı amaçlayan Ali Suavi olayını önle­dikten sonra (1878) baskıları daha da şiddetlendirdi. Hoşnutsuzluk arttı ve Abdülaziz döneminde filiz­lenen Jön Türk hareketi ittihat ve Terakki Cemiyeti’ne dönüştü (1889). Rejime karşı olan aydınlar Avrupa’ya kaçtı, memleket içinde geniş bir hafiye örgütü kuruldu, ihbarlar sonucu özgürlük yanlısı aydınlar hapse ve sürgüne gönde­rildi. Gittikçe güçlenen ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskısıyla Abdülhamit Anayasa’yı yeniden yü­rürlüğe koydu (24 Temmuz 1908, II. Meşrutiyetin ilanı). Ancak artan huzursuzluklar ve kışkırtmalar so­nunda 31 Mart Olayı patlak verin­ce, Rumeli’deki Hareket Ordusu istanbul’a yürüdü. Ayastafanos’ta toplanan Âyan ve Mebusan mec­lisleri Abdülhamit’in tahttan indi­rilmesine karar verdi (27 Nisan 1909). Eski padişah önce Selanik’e gönderildi, birkaç yıl sonra İstan­bul’a getirilerek (1912) Beylerbeyi Sarayı’na yerleştirildi, 10 Şubat 1918’de orada öldü.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir