Dağ Tutması Nedir Tedavisi Nasıl Olur

Dağ Tutması hakkında kısaca bilgi

dağ tutması, dağ hastaligi ya da yükselti hastaliGi olarak da bilinir, deniz düzeyine yakın alçak yerlerden 2.500 m’nin üstünde­ki yükseltilere çıkan kişilerde görülen akut fizyolojik tepki. İnsanların çoğunda yüksek­lerdeki düşük atmosfer basıncına uyum sağladıkça yavaş yavaş iyileşme görülürse de, bazı kişilerde son derece ağır olabilen bu tepki, hasta yeniden alçak bölgelere indirilmediğinde ölümle sonuçlanabilir. Dağ tutmasının başlıca belirtileri olan soluk kesilmesi ve kalp çarpıntısı, aslında yüksek­lerdeki oksijen azlığına fizyolojik uyum sağlamanın abartılı bir biçimidir. Soluk kesilmesi ve kalp çarpıntısının yanı sıra sersemleme, baş ağrısı, ayak ve bacaklarda şişme, sindirim sistemi bozuklukları ve güç­süzlük gibi belirtiler de görülebilir. Bu belirtiler genellikle yükselti değişikliğinden sonraki ilk altı saat ile dört gün içinde ortaya çıkar ve iki ile beş gün kadar sürebilir.

Dağ tutmasının en ağır tepkisi olan akciğer ödemi, yüksek bölgelere ilk kez çıkanlardan çok, yüksek yerlerde yaşamaya uyum sağla­mış olan ve bir süre deniz düzeyinde kaldıktan sonra yeniden dağa çıkan kişiler­de görülür. Akciğer ödeminde, akciğerlerde biriken sıvı hastanın yeterince oksijen alma­sını engellediğinden, hemen oksijen veril­mesi gerekir ve hasta alçak bölgelere indi­rildiğinde belirtiler hızla yok olur.

1937’den önce bilinmeyen bir hastalık olar dağ tutması, ulaşım olanaklarının artması sonucunda, eskiden güçlükle ulaşılabilen Andlar’ın, Himalayalar’ın ve Kayalık Dağ- lann yüksek kesimlerine kalabalık turistik gezilerin düzenlenmeye başlamasıyla gide­rek önem kazanmıştır. Hastalığın atmosfer basıncı düşüklüğünden ve oksijen azlığın­dan ileri geldiği sanılmakla birlikte gerçek nedeni bugüne değin açıklanamamıştır ve bazı belirtilerin hormon salgısı değişiklikle­rine bağlı olabileceği düşünülmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir