Eğirdir Gölü Nerede Özellikleri Kısaca Bilgi

Eğirdir Gölü, ECRİDİR gölü olarak da bilinir, Akdeniz Bölgesi’nin Göller Yöresi’n- de göl. Adını güneydeki Eğirdir kentin­den alır. Yüzölçümü 468 km2’dir. Gölün yüzeyi deniz düzeyinden 916 m yüksektedir. Van, Tuz ve Beyşehir göllerinden sonra Türkiye’nin dördüncü büyük doğal gölüdür. Kuzey-güney doğrultusundaki uzunluğu 50 km olan gölün, kuzeyde 10 km, güneyde ise 16 km’yi bulan genişliği orta kesimde dara­lır. Batıdaki Barla Dağı ile doğudaki Çirişli (Kirişli) Dağının birbirine çok yaklaştığı Keltepe Burnu ile Belbel Çiftliği Burnu arasında genişliği 2 km’ye kadar iner. Bu daralma yerinin kuzeyinde kalan kesime Hoyran Gölü de denir.

Gölün güney kesiminde, Eğirdir önlerinde Yeşilada ve Canada adlı iki küçük ada vardır. Yeşilada’da Eğirdir kentinin mahal­lelerinden biri bulunur. Eskiden Eğirdir’le ulaşımı küçük teknelerle sağlanan bu ada sonradan bir yolla kıyıya bağlanmıştır. Göl, Eğirdir kenti yakınında iyice darlaşır ve hemen güneydoğusunda sona erer. Boğaz- ova denen 16 km uzunluğunda ve 2,5 km genişliğindeki dar ve uzun bir oluk, kuzey- güney doğrultusunda uzanarak Eğirdir Gö­lünün bulunduğu çanağı güneydeki Kovada Gölüne bağlar.

Eğirdir Gölü daha çok akarsu ağızlarında bulunan küçük kıyı düzlükleri dışında ge­nellikle dik yamaçlarla inen dağlarla çevrili­dir. Doğudaki Gelendost Ovasının kıyıları ile kuzeybatıdaki Gençali ve kuzeydeki Hoyran ovalarının kıyıları alçaktır.

Eski bir tektonik çöküntü çukuru olan göl çanağının biçimlenmesinde karstik olaylar da etkili olmuştur. Tektonik-karstik kökenli bu çöküntü, su yutan düdenlerin sonradan tıkanması sonucunda, sularla dolarak göl haline gelmiştir. Yeşilada ve Canada ise sular altında kalmış karstik tanıktepelerdir.

Gölün büyük bölümünde 6-7 m kadar olan derinlik, güneyde yaklaşık 13 m’yi bulur. Beyşehir’den sonra Türkiye’nin suyu tatlı ikinci büyük gölüdür. Çevredeki dere ve dereciklerle beslenir. En çok suyu Sultan Dağlarından inen dereler taşır. Ayrıca suyu gür bazı karstik kaynaklar da gölün beslen­mesine yardımcı olur.

Eğirdir Gölünde yıl içinde önemli düzey değişiklikleri görülmez; göl, ilkbaharda yükselme ve sonbaharda alçalma olmak üzere basit bir düzen gösterir. Mayısta en yüksek noktaya ulaşan su düzeyi, haziran­dan sonra buharlaşmanın artması ve beslen­menin azalmasıyla alçalır ve eylülde en alt düzeye iner. Ekimde buharlaşmanın azal­ması ve beslenme koşullarının iyileşmesiyle sular yeniden yükselmeye başlar. Bu yük­selme ilkbahar sonlarına değin sürer. Yük­sek ve alçak düzeyler arasındaki fark bazı yıllarda 1 m’ye erişirse de, genellikle 1 m’den az, ama her zaman 0,5 m’den çoktur. Eğirdir Gölünde yıldan yıla önemli düzey değişiklikleri olur. Bazı yıllarda karstik suyollarının bir süre tıkanması sonucunda göl suları yükselir. Böyle yıllarda göl kıyıla­rı kısmen sular altında kalır. Özellikle Eğirdir’in yanıbaşmdaki adalarda bu durum açık biçimde görülür. Buna karşılık göl düzeyinin bazı yıllarda iyice alçaldığı ve su düzeyinin en yüksek olduğu mayıs ayında bile düşük olduğu saptanmıştır.

Eğirdir Gölünde tatlı su balıkları ve kere­vit avlanır. Son yıllarda gölde tohumlama yoluyla sudak üretilmiş ve bu balık türü gölde eskiden beri bulunan türleri önemli ölçüde azaltmış, bazılarını yok etmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir