Eğirdir Nerededir Hangi İlin İlçesi Kısaca Bilgi

Eğirdir, eğridir olarak da bilinir, Akdeniz Bölgesi’nin Göller Yöresi’nde, İsparta iline bağlı ilçe ve ilçe merkezi kent. Yüzölçümü 1.840 km2 (1986) olan Eğirdir ilçesi kuzeyde Senirkent, Yalvaç ve Gelendost, doğuda Şarkikaraağaç ve Aksu, güneyde Sütçüler ilçeleri, güneybatıda Burdur ili, batıda da Merkez ilçe ve Atabey ilçesiyle çevrilidir.

İlçenin kuzey kesiminde oldukça büyük bir alan kaplayan Eğirdir Gölü ile göl alanı­nı İsparta çöküntü alanından ayıran dağlar, yüzey şekillerinin belkemiğini oluşturur. Kuzeybatı kesimini, asıl kütlesi ilçe sınırları dışında kalan Barla Dağı, batı kesimini Davras Dağı (2.635 m), kuzeydoğu kesimini de doruğu ilçe sınırında yer alan Anamas (Güllüce) Dağı (2.388 m) engebelendirir. Eğirdir Gölünün büyük bölümü ile Kovada Gölünün(*) tümü ilçe sınırları içindedir. Ovalar, gittikçe genişleyerek Eğirdir Gölü­ne dökülen derelerin vadi tabanlarında toplanmıştır. Eğirdir Gölü zengin balıkçılık potansiyelinin yanı sıra sulama açısından da önem taşır. İlçenin dağlık kesimlerindeki Anamas, Camili, Beşkuyu ve Absan yayla­ları, Toroslar’da yaşayan göçer Yörükler tarafından yaylak olarak kullanılır.

İlçenin doğal yapısının elverişliliği nede­niyle hem bitkisel üretim, hem hayvancılık, hem de balıkçılık gelişmiş durumdadır. Tarla bitkilerinden en çok buğday, patates ve soğan, az miktarda arpa, şeker pancarı, fasulye ve nohut yetiştirilir. Eğirdir Gölü çevresindeki sulanabilen alanlarda ise seb­zecilik ve meyvecilik yapılır. Özellikle elma üretimi ilçe ekonomisinde önemli yer tutar (1984’te 133.777 ton). İlçede bağcılık da yapılır. En çok yetiştirilen hayvanlar koyun, kıl keçisi ve sığırdır. Koyun ve kıl keçisi dağlık yörelerde yaylacılık yöntemiyle, sığır ise yerleşim alanlarında besicilik yöntemiyle yetiştirilir. İlçe nüfusunun bir bölümü de balıkçılıkla uğraşır. Kerevit, sazan ve sudak gibi değerli su ürünlerinin yaşadığı gölde, yoğun bir balıkçılık etkinliği vardır. Avla­nan balıkların önemli bölümü il dışına satılmakta, sudak ile kerevit ihraç edilmek­tedir. İlçedeki atölyeler dışında, evlerde de halı ve kilim dokumacılığı yapılmaktadır. İlçenin bazı kesimlerinde doğayı korumak ve dinlenme yeri olarak değerlendirmek amacıyla ayrılmış alanlar vardır. Bunlardan başlıcaları Çamyol orman içi dinlenme yeri ve Kovada Gölü Milli Parkı’dır.

Eski bir yerleşme olan Eğirdir, Bizans döneminde Prostanna adıyla biliniyordu. 1204’te III. Kılıç Arslan zamanında Anado­lu Selçuklularının, 14. yüzyıl başında ise Hamidoğullarının egemenliğine girdi. Ha- midoğullarınm kurucusu olan Felekeddin Dündar Bey kente Felekâbad adını verdi. Hamidoğulları, daha sonra merkezlerini Uluborlu’dan Felekâbad’a taşıdılar. Kent kısa süre (1324-27) İlhanlIların, sonra gene Hamidoğlularının denetimine girdi. 1391’de Osmanlı topraklarına katıldı. Ösmanlı Dev- leti’nin son zamanlarında Konya vilayetinin Hamid sancağına bağlı olan Eğirdir, Cum­huriyet sonrasında İsparta iline bağlı ilçe merkezi yapıldı.

Eğirdir kenti, Eğirdir Gölünün güney kıyı­sında yer alır. Kent merkezi, göle doğru uzanan Kale Burnu adlı yanmada üstünde kurulmuştur. Eskiden sur içindeyken nüfu­sun artmasıyla birlikte sur dışına taşan kent, yörenin topografyası nedeniyle birbirinden kopuk mahalleler biçiminde, kuzey-güney doğrultusunda gelişmiştir. Kale Burnunun tam karşısında Yeşilada (eskiden Nis) ve Canada vardır. Bunlardan Yeşilada kentin bir mahallesini oluşturur. Rumlarca kutsal sayılan bir kilisenin de bulunduğu ada, tümüyle sit alanı ilan edilmiştir. Küçüklüğü nedeniyle yerleşilmemiş olan Canada’da ise bahçeler bulunmaktadır. Ülke çapında hiz­met veren uzman sağlık kurumlanndan Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi ken­tin güneyindedir. Kentteki tek yükseköğre­tim kuruluşu, Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı Eğirdir Su Ürünleri Yüksekokulu’dur. Is- parta-Konya karayolu göl kıyısını izleyerek, kentin güneybatısından geçer. Eğirdir bu yolla İsparta’ya 36 km uzaklıktadır. De­miryolu ise Eğirdir’e 1912’de ulaşmıştır. Gerek Eğirdir kenti, gerek çevresindeki yerleşmeler tarihsel yapılar yönünden ol­dukça zengindir. Eğirdir Kalesi’nin Lidyalı- lar zamanında yapıldığı sanılan içkalesin- den günümüze yalnızca bir duvar kalmıştır. Kalenin I. Alaeddin Keykubad ve Hamid- oğlu Ali Bey tarafından onartıldığı belirti­lir. Selçukluların 11. yüzyılda depo olarak kullandığı Hızır Bey Camisi, Hamidoğlu Hızır Bey tarafından camiye çevrilmiş ve yandıktan sonra yeniden yapılmıştır.

1885’te onarım gördüğü yazıtından anlaşıl­maktadır. 1237’de I. Alaeddin Keykubad’ın han olarak yaptırdığı, sonra Hamidoğlu Dündar Bey tarafından medreseye çevrildi­ği bilinen ve Dündar Bey Medresesi olarak da anılan Taş Medrese kentteki önemli tarihsel yapılardandır. Kent dışındaki öteki tarihsel yapılar, Barla’da bulunan, 1375’te yapılmış Çaşnigir Paşa Camisi, kentin kuze­yinde kalıntıları bulunan Eğirdir Kervansa­rayı, 1223’te yapılmış Ertokuş Han, Baba Sultan ve Yazla türbeleridir.

Eğirdir Belediyesi Cumhuriyet’ten önce kurulmuştur. Nüfus (1990) ilçe, 41.266; kent, 15.828.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir