Eksik Borç Nedir Örnekleri Nelerdir Kısaca

eksik borç, yerine getirilmemesi duru­munda dava yoluna başvurulamayan borç­lar. Alacaklı ile borçlu arasındaki bir huku­ki ilişkiden kaynaklandığı için, yerine geti­rilmesi geçerli bir ödeme sayılır, ama yerine getirilmemesi alacaklı açısından borçlunun mal varlığına başvurma hakkını doğurmaz.

Roma hukukunda “doğal borçlar” (obliga- tiones naturales) adı verilen bu tür borçlar yerine getirildiğinde “borç olmayanın geri verilmesi davası” (corıdictio indebiti) ile geri istenemezdi. Ayrıca bunlar bir yenileme (novatio) işlemiyle tam borç (obligatio civi- lis) niteliğine kavuşturulabilirdi. Roma’da eksik borçların en eski tipi, kölelerin özgür kimselerle yaptıkları sözleşmelerden doğan borçlardı. Bunlar, kölenin özgürleştirilme- sinden sonra da kendisinden dava yoluyla istenemezdi. Sonraları velayet altındaki ço­cukların borçları da doğal borç kapsamına alındı.

Çağdaş hukuk düzenleri, yerine getirilmesi için devletin zorlayıcı gücünü alacaklı lehine kullanmasını adalet ve toplumsal istikrar düşüncesine uygun görmediği, ama tümüyle de yasaklamak istemediği borçları ayrı bir biçimde düzenleme yoluna gitmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda (BK) da yer alan bu tür borçlar başlıca dört grupta toplanabilir:

  • Doğumu anında eksik olan borçlar: Bunlar kamuoyunun önem verdiği, ama yasa koyucunun iyi gözle bakmadığı kumar ve bahisten doğan borçlarla (BK m. 504) evlenme tellallığından doğan borçlardır (BK m 408). Bu iki eğilimi uzlaştırabilmek için eksik borç kavramına başvurulmuştur. Halk arasında “şeref borcu” olarak bilinen kumar ve bahis borçlan dava edilemez, normal bir borçla takas edilemez ve borçlu tarafından ikrar edilerek bir senet ya da poliçeye bağlanmış olsa bile hukuksal bir değer taşımaz. Ama borçlu böyle bir borcu öderse, bu ödeme geçerli sayılır ve haksız zenginleşme davasıyla geri istenemez. Yasa, malların ve değerli kâğıtlann fiyat farkı esası üzerine yapılan vadeli alışverişlerini aynı esaslara bağlı tutmuş (BK m. 504), evlenme tellallığının da ücrete hak kazan­dırmayacağını belirtmiştir (BK m. 408). Bu gibi tellallık yasak olmadığı için nişanlılar tellala kararlaştırılan ücreti verirlerse, bunu geri isteyemezler.
  • Sonradan eksik olan borçlar: Bunlar normal olarak doğmuş olmakla birlikte, sonradan eksik borç niteliğine bürünen borçlardır. Zamanaşımına uğramış olan borçlar bu türdendir. Borçlu zamanaşımına uğramış olan borcunu ödemekten kaçınabi­lir; ama bu, borcun ortadan kalktığını göstermez. Bu nedenle borçlu zamanaşımı­nı bilerek ya da bilmeksizin borcunu yerine getirirse, bu ödeme geçerli sayılır.
  • Geçici olarak eksik olan borçlar: Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 165. maddesi­ne göre evlenme devam ettiği sürece eşler birbirlerine karşı olan borçları için icraya başvuramazlar. Çünkü eşler arasında güven ve yardımlaşma esastır. Alacak için icraya başvurma bu güveni bozar ve evlilik içinde gerginlik doğurur. Bununla birlikte eşler­den her biri alacağını tespit ettirmek için mahkemeye başvurabilir. Evlenme sona erdiğinde, taraflar alacakları için yargı yolu­na başvurabilirler. Ebeveynin kendileriyle birlikte yaşayan çocuklara olan borçlan da eksik borç niteliğindedir. Anne ya da baba ölürse çocuk, alacağının terekeden ödenme­sini isteyebilir
  • Ahlaki ödevlerden doğan borçlar: Ya­salar, kişilerin özgürlüklerine müdahale et­miş olmamak için, ahlaki ödevleri düzenle­mekten kaçınmakla birlikte, kişinin ahlaki bir ödev sayarak yerine getirdiği bir borcun ödenmesini geçerli sayar. Örneğin babalığı mahkeme karanyla hüküm altına alınmış olan bir kimsenin evlilik dışı çocuğuna mahkemenin öngördüğü nafakanın üstünde yaptığı ödemeleri geri istemesi kabul edil­mez. Bir kimsenin nafaka ödemekle yü­kümlü olmadığı akrabalarına kendi isteğiyle bağladığı nafaka sonradan geri istenemez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir