Elbistan Nerede Hangi İle Bağlıdır

Elbistan, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Kahramanmaraş iline bağlı ilçe ve ilçe merkezi kent. Yüzölçümü 4.028 km2 (1989) olan Elbistan ilçesi kuzeyde Sivas ve Ma­latya illeri, doğuda gene Malatya ili, gü­neyde Nurhak ve Ekinözü, güneybatıda Göksün, batıda da Afşin ilçeleriyle çevri­lidir. İlçe topraklan akarsularla parçalanmış ge­niş bir çöküntü alanıyla bunu çevreleyen dağlardan oluşur. İlçe topraklarının kuzey kesimini Hezanlı Dağı (Devlethöyüğü Te­pesinde 2.283 m), doğu ve güneydoğu kesimini de Nurhak Dağının kuzeydoğu uzantılan engebelendirir. ilçe alanının bü­yük kesimini Elbistan Ovası kaplar. Ova ile kuzey ve doğusundaki dağlar arasında, 1.500-2.000 m yüksekliğinde platolar yer alır. Ceyhan Irmağının kollarıyla parçalan­mış bu platolar hayvancılık bakımından önem taşıyan gür çayırlarla kaplıdır.

İlçenin en önemli akarsuyu olan Ceyhan IrmağıÇ), Elbistan kenti yakınındaki Pınar- başı’ndan doğduğu kabul edilir. Ceyhan’ı besleyen çok sayıda irili ufaklı çay ve dere, Elbistan Ovasında bir akarsu şebekesi oluş­turur.

İlçe ekonomisi tanma dayanır. Elbistan Ovası, Kahramanmaraş ilinin en önemli bitkisel üretim alanlarından biridir. Ovanın büyük bir bölümünde buğday ekilir. Yaygın olarak yetiştirilen bir başka tahıl da arpadır. Baklagiller ve sanayi bitkileri üretimi de önemlidir. Kahramanmaraş, nohut ve fasul­ye üretiminde Türkiye’nin başta gelen ille- rindendir. Elbistan, Kahramanmaraş ili toplam fasulye üretiminin yansına yakınını, nohut üretiminin de üçte birinden fazlasını karşılar (1984). İlçede üretilen sanayi bitki­leri ise şeker pancarı ve ayçiçeğidir. Bağcı­lık ve sebzecilik de önem taşır. 1970 sonra­sında Elbistan Ovasında antepfıstığı yetişti­rilmeye başlamıştır. Aynca önemli ölçüde elma ve kayısı da yetiştirilir.

Elbistan’a bağlı köylerin yaklaşık yansında halkın temel geçim kaynağı hayvancılıktır. 1950’lerde bitkisel üretim alanlannm otlak­ların aleyhine genişlemesiyle belirgin bir gerileme sürecine giren hayvancılık, 1970’lerden sonra yeniden canlanmaya baş­lamıştır. İlçede en çok koyun, dağlık yöre­lerde kıl keçisi, ovada ise sığır yetiştirilir. Elbistan ile Afşin ilçeleri arasında kalan geniş bir alanda düşük kalorili linyit yatak­ları vardır. Yaklaşık 100 km2’lik bir alana yayılan bu yatakların toplam rezervi 1981’de 3 milyar 539 milyon ton olarak hesaplanmıştır. 1984’te üretime geçen, Tür­kiye’nin en önemli yatırımlarından biri ve en büyük termik santralı olan Afşin-Elbis- tan Termik Santralı, yöreden çıkartılan linyitleri kullanarak enterkonekte sisteme katkıda bulunur. İlçe topraklarında bulunan demir yatakları rezervinin 5 milyon 232 bin tonu aşkın olduğu saptanmıştır (1981). Ter­mik santraldan başka önem taşıyan sanayi kuruluşu şeker fabrikasıdır.

Güç geçit veren dağlar arasında yer alan Elbistan, tarih boyunca önemli bir yerleşim alanı olmuştur. İlçe merkezinin kuzeyindeki İkizin Mağarasında Üst Paleolitik ve Neoli­tik çağlara tarihlenen buluntular ortaya çıkarılmıştır. Kentin 10 km kadar kuzeyba­tısındaki Karahöyük’te yapılan kazı çalışma­ları, yörenin Asur ve Hititler zamanında önemli bir yerleşim merkezi olduğunu orta­ya koymuştur. Yöre Persler zamanında Kapadokya Büyük Satraplığı içinde yer almıştır.

Elbistan’ın kuzeybatısındaki Karaelbistan yakınlarında kalıntıları bulunan eski kent, çeşitli kaynaklarda Ablasta, Ablastayn, Ab- lustayn, Ablistan adlarıyla geçer. Elbistan, Selçuklular ile Danişmendliler arasında bir­kaç kez el değiştirdikten sonra, önce Haçlı­ların, ardından da Moğolların saldırılarına uğradı. 1277’de Memlûkler ile İlhanlIlar arasındaki savaş Elbistan Ovasında yapıldı. Bir sınır yerleşmesi olduğundan çeşitli yı­kımlara uğrayan eski kentin 4 km kadar güneydoğusunda, bugünkü yerinde kurulan Elbistan’da Bozok Türkmenleri, Memlûk- lerin desteğinde Dulkadıroğullan Beyli- ği’ni kurdular. Dulkadıroğullanmn ilk beyi Zeyneddin Karaca Bey 1337’de Elbistan’ı İlhanlı valisi Eretna Bey’in elinden alarak başkent yaptı.

Elbistan yöresi, I. Selim’in (Yavuz) Dul- kadıroğulları Bcyliği’ne son vermesiyle 1515’te Osmanlı topraklarına katıldı. I. Süleyman (Kanuni) döneminde Zulkadriye Eyaleti’nin merkez sancağı olan Maraş’a bağlı bir kaza yapıldı. Elbistan, Maraş’ın önce İngilizler, daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edildiği Kurtuluş Savaşı yıllarında önemli bir Kuva-yı Milliye mer­kezi durumuna geldi. Elbistanlı gönüllüler Maraş ve Antep’in kurtarılmasında önemli rol oynadı.

Elbistan kenti, aynı adlı ovanın güney kesiminde ve kalker yapılı Şar Dağının eteğinde yer alır. Kentin, tarihsel gelişim içinde bugünkü yerine taşınmasının bir nedeni de, 1114’teki çok şiddetli bir dep­remde Karaelbistan’m tamamen yıkılmış olmasıdır. Kahramanmaraş’tan sonra ilin en büyük ve gelişkin kenti olan Elbistan’a termik santral ve şeker fabrikasıyla yol ve sosyal konut gibi tesislerin yapımı inşaat kesimine büyük bir canlılık getirmiş, çevre­deki kırsal yerleşmelerden önemli göçler olmuştur. Bunun sonucunda 1970-80 ara­sında kent nüfusu bir kat artmıştır. Kentte bir devlet hastanesi ve bir SSK dispanseri vardır. Kentin karayoluyla Kahramanma­raş’a uzaklığı 158 km’dir.

Kentteki en önemli tarihsel yapı, 16. yüzyıla ait Elbistan Ulucamisi’dir. Ya­pım tarihi kesin olarak bilinmeyen Himmet Baba Türbesi’nin 700 yıllık olduğu sanıl­maktadır. Daha sonraları türbenin yanma bir de cami eklenmiştir. 150 m yüksekliğin­deki bir tepenin üzerinde yer alan Kız Kalesi’nin yapım tarihi ve adının kökeni bilinmemektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir