Eldiven Ne Zaman İcat Edildi Kısaca Açıklaması

eldiven, parmaklar ve başparmak için özel bölümleri olan ve bazen bilekten yukarıya kadar uzayan el giysisi. Parmakları ve başparmağı geçirmek üzere beş deliği olan parmaksız eldivenler de vardır,

Mısır kralı Tutanhamon’un (İÖ 14. yy) mezarında, bilekleri sıkmak için ipleri olan, düzgün biçimli keten eldivenler bulun­muştur. Eski Yunan ve Latin edebiyatında sık sık eldivenlere değinilir. Ortaçağ Avru­pa soyluları ve piskoposlar çoğunlukla mü­cevherlerle donatılmış, zengin işlemeli ku­
maş ve deri eldivenler kullanırdı. 14. yüzyı­la gelindiğinde yüksek sınıftan erkeklerin çoğu eldiven giyiyordu; kadınlar arasında ise ancak 16. yüzyılda, Fransa kralı II. Henri’nin eşi Kraliçe Catherine de Medi- cis’nin öncülüğüyle eldiven kullanılmaya başladı. 17. yüzyılın başlarında yumuşak oğlak derisinden yapılan kadın eldivenleri ortava çıktı.Metropolitan Museum of Art, New Yorkipek ve simle işlenmiş bir İngiliz çocuk eldiveni, y. 1600; Metropolitan Sanat Müzesi, New York

Eski bir sanat olan eldiven yapımı 1834’te Grenoble’lu (Fransa) Xavier Jouvin’in eldi­venlerin ele tam oturmasını sağlayan kesme kalıbım bulmasıyla bir sanayi haline geldi. Oğlak derisinden yapılan eldivenlerin üs­tünlüğünü sürdürmesine karşın, eldiven üretiminde zamanla koyun, kuzu, domuz ve geyik gibi hayvanların derileri de kullanıl­maya başladı.

Deri eldiven genellikle sekiz parçadan oluşur: Avuç içi ve el sırtını kaplayan parça; başparmak ve parmak kenarlarını oluşturan dört ince uzun parça ve en altta parmak aralarının en dibine yerleştirilen baklava biçimli üç parça. Eldiven kesiminde el büyüklüğündeki dikdörtgen deri parçası istenen biçimde makasla kesilebileceği gibi, ağır, çelik kesici kalıplarla birkaç tanesi bir arada da kesilebilir. Bu parça katlanarak dış kenardan küçük parmağın tepesine kadar dikilir; ardından başparmak ve parmak aralarının diplerine gelen baklava biçimi parçalarla iç kenarlarını oluşturan ince uzun parçalar özenle yerleştirilerek dikilir. Elle yapılan küçük bir bölüm dışında genellikle makineyle yapılan dikiş, el dikişini andırır. Tamamlanan eldiven nemlendirilerek elek­trikle ısıtılmış, el biçiminde metal bir kalıp­ta işlem görür ve parlatılır.

Eski dönemlerde dokuma malzemeyle ya­pılan kumaş eldivenler, günümüzde örgü biçiminde yapılır. II. Dünya Savaşı öncesin­de eldiven endüstrisinde en çok kullanılan malzeme olan ipeğin yerini pamuk, naylon ve rayon gibi malzemeler almıştır. Eldivenlik kumaştan kesilmiş el büyüklü­ğündeki kareler, çifter çifter ve yüz yüze gelecek biçimde üst üste dizildikten sonra bıçak keskinliğindeki eldiven kalıbıyla kesi­lir. Böylece sağ ve sol el çiftler birlikte kesilmiş olur. Ayrıca kesilen üçgen biçimin­de kumaş parçaları, eldiven parçaları dikile­rek birleştirilirken parmak aralarına tutturu­lur. Başparmaklar da ayrıca kesilerek ekle­nir. Parmaklara dikişle biçim verilir. Kumaş
eldivenler de deri eldivenler gibi elektrikle ısıtılmış madeni bir el kalıbında dikilir. Yün, yapay elyaf ve pamuklu iplikten yapılan eldivenler dikişli ya da dikişsiz biçimde makinede örülebilir. Bunların renkleri, tasarımlan, desenleri ve dikiş çe­şitleri el örgüsü eldivenlere rakip olacak düzeydedir. Dikişli ya da nakışlı eldivenler önce düz kumaş parçalan gibi makinede örüldükten sonra, birbirini tamamlayan parçalar üst üste gelecek biçimde katlana­rak dikilir. Dikişsiz eldivenler de tümüyle böyle düz iş çıkaran bir makinede örülebile- ceği gibi, aynı işlem eldivenin bilek ve avuç bölümleri yuvarlak bir makinede örüldük­ten sonra ilmeklerin dikkatli bir biçimde, parmak bölümlerini örecek olan düz bir makineye geçirilmesiyle de gerçekleştirile­bilir.

Özel kullanımlar için koruyucu eldivenler de geliştirilmiştir. Cerrahlar ince lastik eldi­venler, elektrik işçileri ise kalın lastik eldivenler kullanır. Havlu kumaşa benzer, bükülmüş iplikten üretilen kaim eldivenler ile amyant eldivenler ateşten koruyucu bir özellik taşır. Polivinildenle işlenmiş kaşmir flanelden yapılan plastik kaplı iş eldivenleri birçok sıvıyı geçirmediği gibi, asit, alkali, sanayi yağları, gres ve öteki kimyasal mad­delere karşı da dayanıklıdır. Kurşun içeren eldivenler elleri X ışınlarından koruma amacıyla kullanılır.

Eldivenin Türklerde de eski bir geçmişi vardır. Orta Asya’da çetin doğa koşulların­dan ötürü kuzu derisinden dikilmiş ya da yünden örülmüş eldivenler giyilirdi. Os­manlIlarda eldiven 19. yüzyıla değin daha çok soğuktan korunmak için ya da bir iş yaparken kullanılırdı. Ayrıca saray mensup­ları için deve ve ceylan derisinden yapılmış, üzeri ipek ve altın tellerle süslenmiş eldiven­ler de vardı. Eldiven, 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra özellikle İstanbul’da bir süs eşyası olarak kullanılmaya başladı. Anadolu’da daha çok yün, tiftik ve pamuk ipliğinden örülen eldivenler yaygındır. Bun­lar üç türe ayrılabilir: Hamam ya da para kesesine benzeyen ve bilekten bir bağcıkla bağlanan parmaksız eldiven, yalnız başpar­maklı eldiven ve beş parmaklı eldiven. Yünden dokunan eldivenler bitki, hayvan, insan, eşya ve arkeolojik kalıntılardan alı­nan stilize edilmiş motiflerle süslenir. Eski Türkçede ve bazı Anadolu ağızlarında eldi­vene “ellik” ya da “elcek” de denir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir