Elektromanyetik Radyasyon Nedir Zararlı mıdır Kısaca

elektromagnetik ışınım, boşlukta ya da maddesel bir ortamda elektromagnetik dal­galar (örn. radyo dalgaları, görünür ışık, gamma ışınları) biçiminde yayılan enerji. Elektromagnetik dalgaların varlığını öne süren ilk bilim adamı İngiliz fizikçi James Clerk Maxwell oldu. Maxwell 1864’te orta­ya koyduğu elektromagnetizma kuramında ışığın, ışıyan öbür enerji biçimleri gibi, dalga biçiminde yayılan bir elektromagnetik tedirginlik olduğunu öne sürdü. 1887’de Alman fizikçi Heinrich Hertz, elektromag­netik dalgaları elde etmeyi ve özelliklerini incelemeyi başardı ve bunu deneysel olarak kanıtladı.

Elektrik yüklerinin çevresinde elektrıK alanları oluşur ve yüklerle birlikte hareket eder. Hareketli elektrik yüklerinin çevre­sinde de magnetik alanlar oluşur. Değişken bir elektrik alanına her zaman bir magnetik alan, değişken bir magnetik alana da bir elektrik alanı eşlik eder. Boşlukta, bu iki alan birbirine diktir ve elektromagnetik dalga biçiminde, doğrultusu her iki alana da dik olmak üzere yayılır (bak. çizim). Elek­tromagnetik dalgaların ideal (hiçbir madde içermeyen, başka alanların ya da kuvvetle­rin bulunmadığı) boşluktaki yayılma hızı (c) evrensel bir sabittir ve değeri saniyede 299.792,458 km’ye eşittir (ışık hızı). Elek­tromagnetik dalgalar, bütün dalga hareket Siklotronda, yüklü parçacıklar magnetik alanın etkisiyle dairesel bir yörünge izler. Yörüngedeki her dönüşte hızları gitgide artan parçacıklar, sonunda çok büyük bir kinetik enerji kazanır. Siklotronun, nükleer fizik araştırmalarında ve radyoaktif izotop­ların üretilmesinde önemli yeri vardır.benzer biçim­ de, elektron mikroskobunda elektron de­meti, bir dizi magnetik “mercek”ten geçi­rilir.

Aynı ilke kütle spektrometresinde malze­me analizi için de kullanılabilir. Bir magne­tik alan içinde hareket eden yüklü parçacı­ğın sapma miktarı, parçacığın yükü, kütlesi ve hızıyla belirlenir. Kütle spektrometresin­de incelenen malzeme, sabit bir elektrik alanıyla hızlandırılan iyonlaşmış parçacıkla­rın oluşturduğu bir gaz durumundadır. Par­çacıklar magnetik alandan geçerken, eğer hepsi aynı yükü taşıyorsa, kütleleriyle belir­lenen bir sapmaya uğrarlar. Parçacıkların sabit bir hedefe varış konumları kaydedile­rek kütleleri bulunabilir.

Elektrik sanayisi, magnetik alanların üre­timine ve kullanımına dayanır. Elektrik motorunun temelini, akım taşıyan bir ilet­kene etkiyen kuvvet oluşturur. Üreteçte ise bu ilkenin tam tersi uygulanarak, magnetik alan içinde hareket eden iletkenden akım elde edilir. Genelde, motor ve üreteçlerin magnetik devrelerinde yüksek akı yoğun­lukları gerektiğinden bunlarda magnetik alan kaynağı olarak yumuşak demirden ya da silisyumlu demirden yapılmış, elektro­mıknatıslar kullanılır. Sürekli mıknatıs mal­zemesinin geliştirilmesiyle birlikte, magne­tik alanın sürekli mıknatısla sağlandığı kü­çük doğru akım motorları özellikle oyuncak yapımında geniş uygulama alanı bulmuştur (bak. mıknatıs).

Magnetik kayıt işleminde yararlanılan ilke ise, kaydedilecek sinyal aracılığıyla bir mal­zemede sürekli mıknatıslanma oluşturmak­tır. Bunun için, indüklenen mıknatıslanma sinyalin genliğiyle orantılı olmalı ve sinyal kaldırıldığında, kaydedildiği malzeme üze­rinde kalabilmelidir. Magnetik malzeme ise zayıf bir magnetik alanda bilee üzerinde kalabilmelidir. Magnetik malzeme ise zayıf bir magnetik alanda bile mıknatıslanabile­cek kadar yüksek bir geçirgenlikte olmalı, depolanmış bilginin kolayca okunabilmesi için remanansı (artık mıknatıslanma) yüksek olmalı ve depolanmış bilginin kolayca siline­
bilmesi için de gideren (koersif) alanın değeri ne çok yüksek ne de çok düşük olmalıdır.

Magnetik kayıt aletlerinde en çok magne­tik bant kullanılır. Bant, kollarına bobinler sarılı U biçimindeki bir mıknatısın önünden sabit bir hızla geçer. Bobindeki akım, kaydedilen ses sinyaline bağlı olarak değiş­tikçe, bant üzerinde değişken bir mıknatıs­lanma indüklenir. Kaydedilen bilgi dinlenil­mek istendiğinde, bir bobinin önünden geçirilen banttan kaynaklanan magnetik akı bobinde bir ses frekansı akımı indükler. Kaydedilenleri silmek için bandı, mıknatıs­lanmayı yok eden yüksek frekanslı bir sinyal taşıyan silici kafanın önünden geçir­mek ye terlidir.

Standart genlikteki elektriksel darbe dizi­lerinden oluşan bilgisayar işaretlerinin mag­netik olarak depolanması oldukça kolaydır. Bandın yapıldığı malzemenin uyması gere­ken koşullar, ses frekansında olduğu gibi katı değildir. Buradaki en önemli koşul banttaki mıknatıslanmanın kendiliğinden yok olmasıdır. Çoğu bilgisayarlarda bandın yerini kayıt kafasının altında dönen magne­tik alaşımlı diskler almıştır. Diskte bilgi banda göre daha yüksek bir yoğunlukta (birim alan başına bit) depolanabilmekte ve okuyucu kafayı disk üzerinde radyal doğrul­tuda hareket ettirerek bilgiye erişim hızı artırılabilmektedir.

elektromiyografi, kasların elektrik etkinli­ğini grafik biçiminde kaydetme tekniği. Dinlenme halindeki bir kasın elektriksel etkinliği yoktur; ama kasıldığında ya da uyarıldığında, kas dokusunda bir elektrik akımı doğar. Elektrik etkinliğinin başlama­sıyla birbirini izleyen aksiyon potansiyelleri, katot ışınlı bir osiloskopun ekranına dalga­lanan kesintisiz çizgiler halinde yansır. Bu elektrik impulslarmm elektromiyogram (EMG) denen grafik kayıtları alınırken, genellikle hoparlör aracılığıyla yükseltilen sesli veriler de izlenir. Tanı amacıyla uygu­lanan elektromiyografide, kasların gevşeme halinde, iğne elektrotlar batırılarak istemli kasılma halinde ve kas sinirinin uyarılması sırasındaki elektrik etkinliği kaydedilir.

Kaslardaki güç kaybı ve atrofi, ya o kasın sinirini etkileyen hastalıklardan (örn. am- yotrofik lateral skleroz ve çocuk felci) ya da doğrudan kas dokusunun hastalıklarından (miyopati) kaynaklanır. Sinir kökenli hasta­lıklarda genellikle, dinlenme durumundaki kasta seyirme, titreşme gibi istemdışı hare­ketler artarken, kasın normal aksiyon po­tansiyelleri azalır, değişir ya da tümüyle yok olur. Miyopatilerde ise çoğunlukla aksiyon potansiyellerinin genlik ve süresi azalır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir