Elektronik Kariyon Nedir Kısaca

elektronik kariyon, elektrofonîk kari- yon ya da eiiektroakustîk kariyon olarak da bilinir, bir 20. yüzyıl çalgısı. Elektronik kariyonda akustik ses kaynağından (çekiç­lerle vurulan metal boru, çubuk ya da kollar) elde edilen sesler elektromagnetik ya da elektrostatik yoldan toplanarak elek­triksel titreşimlere dönüştürülür. Bu titre­şimler büyük ölçüde güçlendirilerek bir çan kulesine ya da açık alanda başka bir yere yerleştirilen hoparlörlere aktarılır. Elektro­nik kariyon elektrikli bir klavyeyle (bazen de bir org klavyesiyle) çalınır. Tuşlara basıldığında harekete geçen solenoyit (elek­tromagnetik) düğmeler, küçük çekiçlerin ses kaynağına vurmasını ve çan sesini andı­ran çınlamalı bir sesin çıkmasını sağlar. Elektronik kariyonun ses alanı iki oktavla beş oktav arasındadır.

1916’da Amerika’da yapılan ilk elektronik kariyon, bir çan kulesine düşey olarak asılmış bir dizi iri borudan oluşuyordu. Başka yerdeki bir klavye aracılığıyla elek­trik akımı verilerek harekete geçirilen çe­kiçlerin bunlara vurmasıyla ses çıkıyordu. Bir ucu kapalı olan bu borular, büyüklükle­ri dışında, orkestradaki boru çanlara benzi­yordu. Açık havada kullanılan çan kulesi düzeni, 1888’de ortaya çıkan tunç borulu küçük org çanlarının büyütülmüş biçimiydi. 1923’te bu borulara yükselteçler eklendi, 1926’da da otomatik olarak elde edilen değişimli çalış uygulandı.

1930’larda ses kaynağı olarak küçük pirinç ya da tunç çubuklar kullanıldı; bunlar borulardan daha ekonomikti. Çubuklarla, dökme çanın sesine çok daha yakın bir ses elde etme yolunda çalışmalar yapıldı. Bir ucu bağh, öteki ucu serbest durumda asılan bir çubuktan, aralarında majör altılı aralık bulunan güçlü ya da belirli iki armonik ses çıkar. Belli bir notayı elde etmek için iki çubuğa belli noktalarından vurulur. İsten­meyen armoniklerin titreşim örüntüsünde ortaya çıkan titreşimsiz (düğüm) noktaları­na elektronik toplayıcılar yerleştirilerek yal­nızca istenen ses dalgası frekansları tutulur ve yükseltilir. Bileşik sesin elektronik ola­rak değişime uğratılmasıyla tiz ses alanı içinde çan sesine iyice benzeyen bir ses elde edilirse de, alt ses alanı içinde bu benzerlik gerektiği kadar olmaz. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, büyük çanlarda belirgin bir “vuruş notası” ya da “vuruş sesi” bulunur ve çana vurulduğunda daha tiz tınıyla algılanan bu ses çubuktan çıkmaz. İkincisi, çanın parsiyelleri farklı oranlarda söner. Bu da Batı’da yapılan huni ağızlı çan dökümünün sağladığı bir özelliktir.

Müziğe ilişkin kaygılar bir yana bırakılırsa, elektronik kariyon dökme çanlara göre birtakım üstünlükler taşır. Genellikle daha ucuzdur, daha az yer kaplar ve hoparlörleri bir dam üstüne ya da daha başka yüksek bir yere monte edilebilir; bir kule gerekmez. Ayrıca hoparlörler iç mekânlara taşınarak daha fazla dinleme olanağı da sağlanabilir. Klavye ise istenen her yere konabilir. Bazı elektrikli kanyonların, arp ya da çelesta sesi de çıkarabilen bir çeşit zenginliği vardır. Gerekli ses renkleri (tınılar), belli armonik­ler seçilerek elde edilir. Kiliselerde çubuk­lar orgla da birleştirilebilir. Elektrikli kari­yonda, bir saat düzeneğinden yararlanarak değişimli çalış da sağlanabilir.

Elektronik kariyon en çok kiliseler, eğitim kurumlan, mezarlıklar, kamu yapıları ve parklarda bulunur; müziği de özel olarak dinlenmekten çok, çeşitli etkinliklerde fon olarak kullanılır. En çok elektronik kariyon bulunan ülke ABD’dir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir