Epikurosçuluk Nedir Kısaca Bilgi

Epikurosçuluk, dar anlamıyla Epikuros’- un(*) felsefesi, geniş anlamıyla bu felsefe­nin ilkelerine dayandırılabilen her türlü yaşam anlayışını ve biçimini kapsayan etik sistem. Genellikle hazcılık (hedonizm) ile eşanlamlı olarak kullanılır. Ama Epikuros- çuluğun mutluluk, rahat ve lüks üzerine kurulu bir yaşam ile özdeşleştirildiği yaygın anlayışa yol açan bu kullanım yanlıştır.

Epikuros’un felsefesinde birkaç temel kav­ram vardır. Bunlar fizikte, mekanik bir nedensellik anlayışı olan atomculuk, evre­nin sonsuzluğu ve evrendeki nesneleri çev­releyen güçlerin dengesi ile dünya olayları­nın bütünüyle dışında yer alan kutsanmış ve ölümsüz tanrılardır. Epikuros’un etikte kul­landığı temel kavramlar ise iyinin haz ile, en yüce iyi ve sonul amacın ruhun ve bedenin acıdan annması ile özdeşleştirilmesi, her türlü insan ilişkisinin, en yüksek ifade biçimini arkadaşlıkta bulan yarar ilkesine indirgenmesi, sonul amaca uygun olarak da bütün arzuların sınırlandırılması ve hazzın eşlik ettiği erdemli, sakin bir yaşamın seçilmesidir.

Epikuros’un fizik konusundaki görüşleri Leukippos ve Demokritos’un, etik görüşleri ise sofist Antiphon, Kyreneli Aristippos ve Knidoslu Eudoksos’un izlerini taşır. Ama Epikuros, felsefenin bütün dallarını birleşti­ren bir sistem kurmaya çalışması ile hepsin­den ayrılır. Bu yönüyle Aristoteles’in etkisi­ni yansıtır. Aristoteles’in öğretisinin temel noktalarını almış ve onun ortaya koyduğu sorunları kendi düşüncesi içinde çözmeye çalışmıştır. Ölümünden sonra Epikurosçu okulun yönetimini Mytileneli (Midilli) Her- makhos, onun ardından da Epikuros’un derslerim izlemiş son öğrencisi olan Polys- tratos üstlenmiştir. Ama Metrodoros ve Kolotes Epikurosçuluğun yayılmasında da­ha etkili olmuştur. İÖ 2. yüzyıl Epikurosçu- ları arasında, yazılarından bazı parçalar günümüze ulaşan Lakonlu Demetrios ve 400’den fazla kitap yazmış olan Apollodo- ros sayılabilir. Ayrıca, İÖ 79’da Atina’da verdiği dersleri Cicero’nun izlediği Sidonlu Zenon’un, İÖ 90’da Roma’da Ciçero’nun öğretmeni olan Phiadros’un ve İÖ 51’e değin okulun başında bulunan Patro’nun Epikurosçuluğun biçimlenmesinde önemli katkıları olmuştur.

Epikurosçuluk Roma’da İÖ 2. yüzyıldan beri biliniyordu. Latin düzyazı örnekleriyle Amafinius tarafından yaygınlaştırılmış, Ci­cero döneminde ise en gözde felsefe haline gelmişti. Bu görüşü benimseyenlerin en önemhsi, Epikurosçu fiziği De rerum natu- ra’da (Evrenin Yapısı, .1974) serimleyen Titus Lucretius Carus (İÖ y. 95-55) idi. Seneca’mn alıntılarından ve savunmaların­dan anlaşıldığına göre Epikurosçuluk İS 1. yüzyılda da etkiliydi. 4. ve 5. yüzyıllar arasında yaşayan Epikurosçulardan biri de epigramlarıyla tanınan Pailadas’tı.

Ortaçağda Epikurosçuluk Cicero’nun ya­zılarıyla Kilise Babaları’nın polemiklerin­den öğrenildi. Dante döneminde ilahi takdi­ri ve ruhun ölümsüzlüğünü inkâr etmek ile eşanlamlıydı. 15. yüzyılda hümanist Loren- zo Valla, Epikurosçu etiğin ilk savunusunu yazdı. 16. yüzyılda Fransa’da Michel de Montaigne ve İtalya’da Francesco Guicciar- dini iki önemli Epikurosçu olarak ünlendi­ler. Gene 16. yüzyılda Ludovico Ariosto hem kişiliğinde, hem de şiirlerinde Epiku- rosçuluğu yansıttı. Ama Epikurosçuluk bir sistem olarak yeniden canlanışını, 17. yüzyıl Fransız düşünürü Pierre Gassendi’ye borç­ludur. Onun Diogenes Laertios’un bir kita­bı üzerine yazdığı Syntagma philosophiae Epicuri (Epikurosçu Felsefe Üzerine Bir İnceleme) atomcu felsefenin canlanmasına neden oldu. Gassendi’nin arkadaşı olan Thomas Hobbes, aynı dönemlerde haz ku­ramına daha dinamik bir yorum getirdi. 17. ve 18. yüzyıllarda Epikurosçuluk en çok Fransa’da yandaş buldu. Bu dönemde bir yandan fizikte, bir yandan da etikte yeni yorumlar yapıldı. İngiltere’de Adam Smith ve onun ardından Jeremy Bentham Epiku­rosçu bir formülle “ahlak aritmetiği” olarak tanımladıkları etiği saf yarar hesabına indir­gediler. Yararcılığın en önemli temsilcisi olan John Stuart Mili de gene Epikurosçu çizgide yer aldı.

Çağdaş psikofiziğin kurucusu Gustav Fech- ner hazzı eylemi belirleyen psişik bir ilke olarak yorumlamış, daha sonra Freud psi­kanaliz kuramında bu görüşü geliştirmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir