Ernst Arnold Egli Kimdir Hayatı Eserleri

Egli, Ernst (Arnold) (d. 17 Ocak 1893, Viyana – ö. 20 Ekim 1974, Zürich), Avus­turya asıllı İsviçreli mimar ve kent plancısı. Türkiye’deki eğitim ve uygulama çalışmala­rıyla Cumhuriyet dönemi Türk mimarlığını etkilemiştir.

Viyana Teknik Üniversitesi’ni bitirdi. 1924-27 arasında aynı üniversitede Clemens Holzmeister’in asistanlığını yaptı. 1927’de Türkiye’ye davet edildi. Bu yıllarda I. Ulusal Mimarlık akımı etkisini yitirmeye başlamıştı. Ankara’nın, Batı’daki güncel akılcı mimarlık anlayışı doğrultusunda mo­dern bir kent görünümüne kavuşturulması öngörülüyordu. Egli, modern mimarlığın bilim ve tekniğe dayandığına, öte yandan yapıyı çevresi ile birlikte düşünmek gerekti­ğine inanan bir mimardı. Türkiye’de moder- nizmin yerel yorumuna varabilmek için Türk mimarlığının araştırılmasının gereklili­ği üzerinde durdu.

1927-36 arasında Milli Eğitim Bakanhğı’n- da okul yapıları konusunda danışman mi­mar olarak görevlendirildi ve bu görevi sırasında pek çok okul yapısı tasarladı. 1930’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Şubesi başkanlığı görevine getiri­lerek bu bölümü yeniden düzenlemesi is­tendi. 1936’ya değin süren başkanlığı sıra­sında Egli, Almanya’dakine benzer bir mi­marlık eğitim programı gerçekleştirmeye çalıştı. Öğretmen olarak verdiği bina bilgisi derslerinde, biçime, işlevden yola çıkarak varılması gereğini savundu. Yönetici olarak da, akademiye lise mezunlarının alınması, eğitim süresinin beş yıla çıkarılması ve Şehircilik Enstitüsü’nün kurulması gibi uy­gulamalar gerçekleştirdi. Türk sivil mimar­lığını belgelemek amacıyla Sedat Hakkı Eldem’in yürüttüğü Milli Mimari Semineri de, gene onun başkanlığı döneminde başla­tıldı. 1936’da, gerçekleştirmek istediği prog­ramlar için yeterli olanak yaratılmadığı gerekçesiyle görevinden ayrılan Egli, 1936- 40 arasında Türk Hava Kurumu (THK) başmimarı olarak çalıştı. 1937’de İsviçre uyruğuna geçti. 1940’ta Türkiye’den ayrıl­dıktan sonra 1947’ye değin Zürich Teknik Üniversitesi’nde (ETH) çalıştı, 1947-51 ara­sında Lübnan’da kent planlaması çalışmala­rı yaptı. 1953’te Türkiye’ye geri döndü. 1955’e değin Birleşmiş Milletler Genişletil­miş Teknik Yardım Programı’nda (EPTA) görev yaptı, aynı zamanda Ankara’da Orta­doğu Amme İdaresi Enstitüsü ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde kent ve bölge planla­ması dersleri verdi. 1956’da yeniden Zü­rich’e gitti ve 1974’e değin Zürich Teknik Üniversitesi’nde kentleşme tarihi ve kuramı konusunda ders verdi.

Egli, Türkiye’de çalışan yabancı mimarlar arasında en çok yapı gerçekleştirmiş olan­lardan biridir. İşlevden yola çıkarak tasarla­dığı yalın görünümlü yapılar arasında hepsi de Ankara’da bulunan Musiki Muallim Mektebi (1927-29; Devlet Konservatuvan, bugün Mamak Belediyesi), Erkek Ticaret Lisesi (1928-30), İsmet Paşa Kız Enstitüsü (1930; bugün Zübeyde Hanım Kız TeknikOkulu), Ankara Kız Lisesi (1930), Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü (1933; bugün Zira­at Fakültesi), Siyasal Bilgiler Okulu (1935; bugün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi), Gazi Lisesi (1936) gibi okullar önemli bir yer tutar. Ankara’daki Divan-ı Muhasebat (1928-30; bugün Sayıştay), Or­man Çiftliği’nde Marmara Köşkü, Türk Hamamı ve Bira Fabrikası (1933’ten önce), Irak Büyükelçiliği (1936-38), THK İdare Binası (1936-40), Etimesgut Uçuş Okulu (1936-40), İsviçre Büyükelçiliği, İstanbul’ daki Ragıp Devres Evi (1932-33, Bebek) ve İstanbul Üniversitesi Botanik Enstitüsü (1936, Süleymaniye) Egli’nin başka önemli yapılarmdandır.

Türkiye’de birçok kentin imar planını da hazırlamış olan Egli, Viyana’da çeşitli ko­nut yapıları, Sayda ve Beyrut’ta ilkokul yapıları gerçekleştirmiş, İsviçre’de bir eği­tim kenti, Beyrut ve çevresi için bir imar planı tasarlamıştır. Aynca Sinan, der Bau­meister Osmanischer Glanzzeit (1954; Os­manlI İmparatorluğu Yükselme Döneminin Mimarı Sinan), Şehirciliğin ve Memleket Planlamasının Esasları (1957), Geschichte des Staedtebaues (1959, 1962, 1967, 3 cilt; Şehircilik Tarihi) gibi kitapları yayımlan­mıştır.

eglog, Yunanca ekloge, Latince ecloge, uygarlığın karmaşasından ve yozluğundan uzaktaki kırsal yaşamı ve çobanları genel­likle diyalog biçiminde anlatan kısa pastoral şiir. İlk kez pastoral şiirin yaratıcısı sayılan Eski Yunanlı şair Theokritos’un (İÖ y. 310-250) Eidyllia’sı (İdiller) arasında yer almış, Romalı şair Vergilius (İÖ 70-19) Bucolica olarak da bilinen Eclogae (İÖ 42-37; Egloglar) adlı yapıtında bu biçimi kullanmıştır.

Rönesans sırasında Dante, Petrarca, Boc­caccio ve yeni Latinceyle yazdığı Eclogae (1498) adlı yapıtı yüzyıldan uzun bir süre okunup taklit edilen Battista Spagnoli (Mantuanas) gibi İtalyan şairler, öteki pastoral türlerin yanında eglogu da yeniden canlandırdılar.

Edmund Spenser’ın 12 eglogdan oluşan The Shepheardes Calender (1579/80; Çoban Takvimi), İngilizcedeki ilk önemli pastoral şiir sayılır. 17. yüzyılda Richard Lovelace, Robert Herrick ve Andrew Marvell, daha serbest egloglar yazdılar. Marvell’ın “Nymph Complaining for the Death of her Fawn” (1681; Yavrusunun Ölümüne Yanan Orman Perisi) adlı yapıtı pastoral şiirin canlılığıyla klasik şiir bilgisini birleştiren eglog geleneğinin doruğu sayılır. 18. yüzyıl­da ise İngiltere’de pastoral olmayan alaycı şiirler eglog biçiminde yazılmaya başladı. Jonathan Swift’in “A Town Eclogue. 1710. Scene, The Royal Exchange”i buna ör­nektir.

19. yüzyıl romantik şairleri pastoral şiirin yapaylığına karşı çıktılar ve eglog eski önemini kaybetmeye başladı. Collected Po­ems, 1925-1948 (1949; Toplu Şiirler, 1925- 1948) adlı yapıtında alaycı egloglara yer veren Louis MacNeice gibi bazı çağdaş şairler de zaman zaman bu şiir biçimini kullanmıştır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir