Hukuk Mektebi Nedir?

Hukuk Mektebi, asıl adı MEKTEB-Î HUKUK-1 ŞÂHÂNE, İstanbul’da 1879’da açılan yükseköğrenim kurumu. Çağdaş anlamda hukuk eğitimi veren ilk yüksekokuldur.

1856’da yayımlanan Islahat Fermanı hukuk ve nizamiye mahkemelerinin oluşturulmasını, dolayısıyla, şeriye kapsamı dışındaki hukuk konularına bakacak yargıçlar yetiştirilmesini gündeme getirdi. Hukuk öğrenimini zorunlu kılan bir başka gelişme de, Osmanlı hukukunun çağdaş anlamda yeniden düzenlenmesini amaçlayan Mecelle’nin yürürlüğe girmiş olmasıydı. Hukuk Mektebi Nedir?

1869’da yayımlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi, İstanbul ve birkaç büyük vilayette hukuk okulu açılmasını öngörüyordu. Buna başlangıç olarak Bâbıâli’deki Tercüme Odası’nda genç ve başarılı kamu görevlileri için hukuk dersleri düzenlendi. 1874- 75’te Mekteb-i Sultani’de açılan Mekâtib-i Âliye-i Sultaniye 1876’da Darülfünun-ı Sultani haline getirilince, onun bünyesinde bir de İlm-i Hukuk mektebi (fakülte) kuruldu. Ama buradaki öğretimin gereksinimi karşılamaması ve derslere Müslüman olmayan birkaç öğrenci dışında kimsenin katılmaması nedeniyle konunun daha köklü bir biçimde ele alınması kararlaştırıldı.

Adliye Nezareti 7 Kasım 1878’de bir Hukuk Mektepleri Nizamnamesi hazırladı. Bu tüzük uyarınca da 1879’da ilk hukuk okulu Mekteb-i Hukuk-i Şâhâne adıyla, İstanbul’ da Ayasofya’nın arkasındaki eski Adliye Sarayı’nın (1934’te yandı) bahçesinde yaptırılan bir binada öğretime başladı. Kurulmasına dönemin adliye nazırı Cevdet Paşa’nın öncülük ettiği üç yıl süreli Hukuk Mektebi ilk mezunlarını 1882’de verdi. Cevdet Paşa, Hasan Fehmi Paşa, Münif Paşa gibi devlet adamlarıyla Mahmud Esat Bey, Recaizade Ekrem Bey, Muallim Naci Bey, Kostaki Vayoni Efendi gibi dönemin aydın ve yazarları burada ders verdiler. 1892’de Cağaloğlu’na taşınan Hukuk Mektebi, ertesi yıl dört yıl süreli öğretime geçti. Programında yer alan felsefe, edebiyat ve tarih dersleri kaldırıldı, hukuk derslerinin ağırlığı artırıldı. Okulu bitirenler hukuk ve nizamiye mahkemelerinde üç ay süreyle staj gördükten sonra mahkeme üyesi, müstantik (sorgu yargıcı) ya da müddeiumumi (savcı) olarak atanıyorlardı. 1903’ten sonra Hukuk Mekte- bi’nde lisansüstü öğrenim yapma olanağı da tanındı.

1907’de sırasıyla Selanik (1912-13 Balkan Savaşlan sırasında Beyrut’a taşındı), Konya ve Bağdat’ta da birer hukuk okulu açıldı. I. Dünya Savaşı (1914-18) sonunda Konya, Bağdat ve Beyrut’taki hukuk okulları kapandı. İstanbul Hukuk Mektebi, 1909’da Darülfünun-ı Osmani’ye bağlandı. 1919’da Darülfünun’a özerklik verilmesinden sonra 1924’te tüzel kişilik kazandı. 1933 Üniversite Reformu sırasında İstanbul Darülfünunu’ nun yerine İstanbul Üniversitesi kurulunca, Hukuk Mektebi de bu üniversitenin Hukuk Fakültesi’ne dönüştürüldü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir