İgbiralar Kimlerdir?

İgbiralar, îgbîrralar ya da ebîralar ola­rak da bilinir, Nijerya’nın orta kesiminde, Nijer ve Benue ırmaklarının kesiştiği yerin kuzeyinde ve doğusunda yaşayan halk. Böl­gedeki öbür halklardan oldukça farklı bir dilleri vardır. Bazı dilbilimciler İgbira dilini Nupe-Gbari dil öbeğine sokarken başkaları Kua dillerinin bir altöbeği sayarlar.

İgbiraların yaşadığı bölgedeki iki ana yer­leşim alanından biri Nijer ve Benue ırmak­ları boyunca uzanan sık ve yaprakdöken orman, ötekiyse ırmakların uzağındaki dağ­lık savan bölgesidir. İgbiraların çoğu tarımla uğraşır. Başlıca ürünleri yamdır. Ayrı­ca fasulye, darı ve mısır gibi ürünler de yetiştirilir. Irmaklardan hem ulaşım, hem balıkçılık amacıyla yararlanılır. Ticareti çoğunlukla kadınlar yürütür.

İgbiraların hane toplulukları, en yaşlı erke­ğin otoritesi altındaki babayanlı yakın akra­balardan oluşan geniş aileye dayanır. Miras hakkı ve klan üyeliği babayanlı olarak belir­lenir. Klanlar aslan, timsah, pars ve piton gibi totem hayvanlarınca simgelenen akraba gruplarıdır. Evlilikte eşler klan dışından seçilir. Geçmişte en önemli yaptırım kuru­mu, dinsel konular ya da toplumsal suçlara ilişkin kararların alındığı iregba adlı tapı­naktı.
İgbira köylerinde şefler, egemen ailelerin kollarından dönüşümlü olarak seçilir.

Anlaşmazlıklar, köy meclislerince, bazen şefler ya da olayla ilişkili öteki köy meclisleriyle işbirliği içinde çözümlenir. Şeflerin seçimine ya da ardılının belirlenmesine ilişkin ilkeler igbiraların yaşadığı bölge içinde yöreden yöreye farklılıklar gösterir. Yaklaşık yüzyıl boyunca bağımsız birer devlet olan Panda ve Koton Karifi şeflikleri 19. yüzyıl sonunda Fulanilerin (Peuller) denetimi altına girdi. Bölgede İngiliz yönetimi 20. yüzyıl başında başladı. İgbiraların geleneksel inançlarının odağında gökte oturan ve evreni denetleyen iyiliksever yüce tanrı Hinegba bulunur. Ağaçlar gibi doğal nesnelerle bağlantılı ruh­lar Hinegba’ya ulaşmada aracı rolü oynar. İgbiralar, atalarını da Hinegba’nın temsilci­leri olarak görürler. İgbiralar arasında 20. yüzyılın başından bu yana İslam dinini benimseyenlerin sayısı hızla artmış, bir bö­lümü de Hıristiyan olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir