Mengü Ertel Kimdir Hayatı ve Eserleri Kısaca

Ertel, Mengü (d. 16 Mart 1931, İstanbul), daha çok afişleriyle tanınan grafik sanatçısı.

Ortaöğrenimini bitirmeden girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde okurken, bir yandan da tiyatro ve sinemayla ilgilendi; dekorculuk, yönetmen yardımcılığı ve oyunculuk yaptı. Bu yıllarda bir süre Alman sahne tasarımcısı Kurt Helleger’in yanında çalıştı. 1959’da Muhsin Ertuğrul’un özendir­mesiyle tiyatro afişlerine ağırlık verdi. Kent Oyuncuları, Oraloğlu Tiyatrosu ve çeşitli başka özel tiyatrolarda sahne tasanmcısı olarak çalıştı. 1969’da San Grafik Atölyesi’ni kurdu. Aynı yıl tiyatro afişlerinden oluşan ilk kişisel sergisini açtı; Grafik Sanatçıları Der- neği’nin kuruluş çalışmalarına katıldı ve kapanmasına değin başkanlık görevini sür­dürdü. 1970’lerde UNESCO’ya bağlı Ulus­lararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve Plastik Sanatlar Komitesi ile kurumun Türkiye Milli Komitesi’nde görev aldı. 1983’te Gra- fikerler Meslek Kuruluşu’nun (GMK) baş­kanlığına seçildi. 1974’te Uluslararası Can- nes Sinema Afişleri Sergisi’nde ödül kazan­dı. Aynı yıl Çekoslovakya Ulusal Tiyatro- su’nda Engin Cezzar’m sahnelediği Keşanlı Ali Destanı’mn dekor ve kostümlerini hazır­ladı. 1975’te Paris Uluslararası Sinema Afiş­leri Sergisi Büyük Ödülü’nü aldı.

Mimar Vedat Dalokay’ın İslamâbad’da gerçekleş­tirdiği caminin toplam 3.000 nr’yi bulan seramik duvar panolarını tasarladı ve ger­çekleştirdi. 1980’de Moskova Olimpiyat Oyunları Afiş Yarışması’nda, 1981’de Gra- fikerler Meslek Kuruluşu Grafik Ürünleri Afiş Yarışması’nda, 1983’te İstanbul Grafik 82 Sergisi Amblem Yarışması’nda ve 1984’te İstanbul Grafik 83 Sergisi İhap Hulusi Afiş Yarışması’nda çeşitli ödüller kazandı. Yapıtlarından bazıları İstanbul Devlet Resim ve Heykel Müzesi’ne, Münih ve Varşova Kent müzelerine kabul edildi.

Yapıtlarında çarpıcılıktan çok düzenleme ve estetiği ön planda tutan Mengü Ertel, çağdaş sanattaki gelişmeler doğrultusunda büyük bir yalınlığa ulaşmıştır. Yapıtlarında şiirsel bir çaba ve içsel bir davranış görülür. Özellikle tiyatro afişlerinde, anlamı zayıf­latmadan, uyumlu bir renk anlayışı içinde çizgiyle lekeyi dengeli bir biçimde dağıtır. Zaman zaman yazıyı kompozisyonun ana öğesi olarak ele almış ve biçimle yazı arasında bir uyum aramıştır. Yapıtları ba­zen güçlü, etkileyici ve ince bir mizah da içerir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir