Turan Erol Kimdir Kısaca Hayatı Eserleri

Erol, Turan (d. 29 Ekim 1927, Milas), leke öğesinin ağır bastığı soyut yapıtlarıyla tanınan ressam. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun atöl­yesinde eğitim gördü. Öğrencilik yıllannda bazı arkadaşlarıyla birlikte Onlar grubunu kurdu. 1951’de mezun olduktan sonra Pa­ris’e gitti; Friedlandde’nin atölyesinde oy- mabaskı çalıştı. Geri dönüşünde, 1952’de Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi’ne resim öğretmeni olarak atandı. 1955’te Büyük Millet Meclisi’nin yeni yapısı için açılan Vilayet Resimleri Yarışması için Diyarba­kır’a gönderildi. Bir ara Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nde şube müdürü ve genel müdür yardımcısı olarak çalıştı. 1963- 73 arasında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde resim öğretmenliği yaptı. 1965’te Ankara Üniversitesi Basın- Yayın Yüksek Okulu’na (BYYO) öğretim üyesi olarak atandı. Gazi Üniversitesi Ga­zi Eğitim Fakültesi ile Hacettepe Üniver­sitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde de öğ­retim üyeliği yaptı. 1961’de 22. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde ikincilik, 1968’de 29. Devlet Resim ve Heykel Sergi­si’nde “Yamaç” adlı resmiyle birincilik ödüllerini, 1971’de TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü, 1973’te Kültür

Bakanlığı Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü’nü kazandı. 1980’de 4. Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’nü Adnan Varınca ile paylaştı.

1960’larda sanat alanında ortaya çıkan yöresellik anlayışının ilk uygulayıcılarından olan Erol, renkçi ve duygulu bir anlatımla doğa görünümleri üzerinde çalışmıştır. Uzakdoğu sanatının biçim anlayışından, Braque, Bonnard ve Vuillard gibi Batılı ressamlardan etkilenmiştir. Yapıtlarında özellikle Orta Anadolu doğasının şiirsel niteliklerini özgün bir duyarlılıkla yansıtmış­tır. Figüratif bir temele dayanan yapıtların­da biçimleri, renklerin farklı tonlarıyla ve rengi ön planda tutarak oluşturmuştur. Yapıtlarında nesneler bir sisin ardındaymışçasına birer lekeye dönüşür. Çoğunlukla resmin yapısını kuran bir ana leke vardır; benekler halindeki daha küçük ve dinamik lekelerse çizgilerle birlikte yapıta ritmik ve lirik bir anlatım kazandırır. Bu doğrultuda Erol, 1962-66 arasında lirik-soyut bir anlayı­şa yaklaşmıştır. Gene aynı yıllarda “Büyük Mor” (1962), “Lüksemburg Parkı” (1962) gibi yapıtlarında fırçayı geniş kol hareketle­riyle hızlı bir biçimde kullanarak taşizm benzeri bir anlatım uygulamıştır.

Erol, resim çalışmalarının yanı sıra çeşitli gazete ve dergilere sanat üzerine makaleler yazmış, Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi (1980, 1. cilt; Günsel Renda ile birlikte) ve Bedri Rahmi Eyuboğlu (1984) gibi kitapları da yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir