Demokrasinin Gelişimi ve Temel İlkeleri

Demokrasi, Yunanca halk anlamına gelen “demos” ile kuvvet, otorite anla­mına gelen “kratos” kelimelerinin birleş­mesinden meydana gelir.

Demokrasi, otoritesinin kaynağını halk­tan alan yönetim biçimidir. Belli bir gru­bun ya dâ sınıfın yönlendirdiği bir yöne­tim şekli değildir. Çoğunluğun görüşleri doğrultusunda bir yönetim şeklidir. De­mokrasilerde eşitlik ve özgürlük esastır. Kişilerin eşit bir şekilde hak ve çıkarları­nın korunması esasına dayanır.

Demokrasi yönetimi ilk defa Atina si­tesinde uygulanmıştır. Ancak bu dönem­de vatandaş kabul edilen kimseler seç­me ve seçilme hakkına sahipti. Şehirde yaşayan kırkbine yakın köleler, seçme ve seçilme hakkına sahip değildi. Demokra­sinin biraz daha gelişmiş şekli ise, eski Roma Cumhuriyeti’nde görülür. 1789’da Fransız ihtilâli’ nden sonra demokrasi yö­netimleri toplumlarda yaygınlaşmaya baş­lar.

Çağdaş demokrasi yönetimlerinde halk iradesi esastır. Halk iradesini kamuoyuyla ya da seçimle duyurur. Halk, bir partiyi iktidara getirir. Bu parti keyfi yönetimde bulunamaz, halkın istediği doğrultuda devleti yönetmesi gerekir. Muhalefet par­tilerinin eleştirilerini gözönüne almak zo­rundadır.

Demokrasilerde vatandaşlar arasında eşitsizlik yapılamaz. Kanun önünde her­kes eşit haklara sahiptir. Çoğunluğun düşüncesi esas alınır. Diğer kişilerin de ço­ğunluğun aldığı kararlara saygı gösterme­si gerekir.

Demokrasi yönetimlerinde insan hak­larına saygı vardır. İnsanlar, din, dil, ırk, cins, düşünce farkı gözetmeksizin eşit haklara sahiptir. Bu yönleriyle demokra­si yönetimi insan onuruna yakışan en iyi yönetim şeklidir.

DEMOKRASİNİN GELİŞİMİ:

Demokrasi yönetimi ilk defa Atina si­tesinde kurulmuştur. Ancak tüm halk ay­nı haklara sahip olmadığından gerçek bir demokrasi değildir. Demokrasi yönetimi­ne eski Roma Cumhuriyeti’nde de rast­lanır. Demokrasinin gelişmiş şekilleri 1789 Fransız ihtilâli’nden sonra görülür. Çağdaş demokrasi yönetimlerinin kuru­luşunu acaba hangi faktörler etkilemiş­tir? Bu sorunun cevabını üç önemli fak­törün açıklanmasıyla verebiliriz. Bu fak­törler: Ekonomik, morfolojik, düşünce akımlarıdır.

Ekonomik gelişmelerin demokrasilerin gelişmesinde önemli bir yeri vardır. Feo­dal yapı, Ortaçağ döneminde Avrupa top­lumlarına her konuda eşitsizlikler getir­miştir. Toprak derebeyler arasında bölün­müştü. Kilise de, bu bölüşümden kendi­sine düşen pşyı almıştı. Kentler dönemin­de şehir esnafçılığı feodal yapıda da ge­lişimini gösterecektir. Esnafları koruyan lonca teşkilâtları kurulacaktır. Endüstri alanındaki gelişmeler sağlanacaktır. Bu gelişmeler ferdiyetçi, kişisel özgürlükle­rini savunan insanları toplu hareketlere yönlendirecek ve sonunda Fransız Ihtilâ- li’yle noktalanacaktır.

Morfolojik gelişmelerin de etkisi olmuş­tur. Nüfusun artması, toplumları eşitliğe :doğru itici bir faktör olmuştur.

Düşünce akımları feodal yapının için­de eşitlik ve özgürlük fikrinin oluşmasıy­la da zorlanmıştır. Matbaanın kurulması, okur-yazar oranının artması, eşitlik ve öz­gürlük fikirlerinin hızla yayılmasına neden olmuştur. Avrupa’da doğan feminizm (ka­dın haklan) akımının da etkisi kenara iti- lemez. Ailede doğan bu akım, kadın-erkek eşitliğini savunduğu gibi, toplumdaki eşit­sizlikleri de gidermeyi amaçlamıştır.

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir