Edebiyatta Eleştiri ve Eleştirmen

Bir eseri çeşitli yönleriyle inceleyerek açıklamak ve değerlerdirmek amacını gü­den yazı türü, tenkit, kritik. Eleştiriye ko­nu olan eser, bir fikir eseri olabileceği gibi sanat eseri de olabilir. Eleştiri, kısaca, bir eserin başka biri tarafından olumlu ya da olumsuz olarak yargılanmasıdır. Eleştir­men, ele aldığı eserin o alandaki ölçüler içerisinde iyi ve kötü taraflarını vermek­le beraber, çoğu zaman bu konudaki ken­di görüş ve düşüncelerini de ifade eder.

Eleştirinin bir özelliği de tanıtmadır. Eleştirmen, ele aldığı eseri yargılamak ya­nında, ilgilenenlere tanıtma görevini de yapar. Bu açıdan eserle okuyucu arasın­da bir köprüdür. Ancak, eleştirmen olan kişinin, konu ile yakından ilgili, bilgisi ve kültürü ile o alanda bir otorite olması ge­rektiği gözden uzak tutulmamalılıdır.

Eleştiri, nesnel (objektif) ve öznel (süb­jektif) olmak üzere iki türlüdür. Eleştir­men, edebiyat tarihçisi yöntemleri ile eseri ön plana çıkararak bir bilim adamı ciddiyet ve tarafsızlığı ile açıklama, yo­rumlama, inceleme ve tanıtma görevini yapıyorsa, bu nesnel eleştiridir. Eğer eleştirmen, eseri, bir bilim adamı taraf­sızlığı ve yöntemlerinden çok kendi gö­rüş ve düşüncelerine göre yargılıyorsa bu, öznel eleştiridir. Bu arada önemli bir nokta da eleştir­men ile edebiyat tarihçisini birbirine ka­rıştırmamaktır. Edebiyat tarihçisi, tarihe geçmiş eski eserleri inceler. Oysa eleş­tirmenin görevi, henüz kimsenin bilmedi­ği, va da pek az kişinin bildiği yeni eser- lerı incelemek ve tanımaktır.

 

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir