Erozyon Nedir?

Erozyon (Erosion): Diğer bir anlamı ile aşındırma veya aşınma: Kelimenin anla­mı, yerkabuğu üzerindeki reliefin (yüzey şekillerinin) çeşitli dış etkenlerin yani akar­suların, yamaçlar boyunca akan yağmur su­larının, glasiyelerin (buzulların), günlük sıcak­lık farklarının, kıyılarda dalgaların, rüzgârların tesiriyle yıpranıp, sürüklenerek or­tadan kaldırılması demektir.

Yeryüzünü aşındıran başlıca dış kuvvet­ler şunlardır:

1) Dalga aşındırması: (Abrasion): Abrazyon: Denizin aşındırıcı gücü ile kıyıla­rın yıpratılması olayına denir. En önemli faktör dalga aşındırmasıdır. Özellikle fırtı­nalı zamanlarda dalga aşındırması artar. Kuvvetli dalga hareketi 10-20 ton ağırlığın­daki kaya parçalarını hatta daha büyükle­rini metrelerce sürükleyebilir. Dalganın kı­yıya çarpması, taşları sürüklemesi, geç­tikleri yerde taşları birbirine sürtmesi so­nucu kıyı aşınır. Tabiî ki bu tür aşındırma­larda kayaların direnci tabakaların uzanış biçimi önemlidir.

2-)Su süpürmesi (Denudation): Denüdasyon: Taşların ufalanmasına bağlı ola­rak yeryüzü yalıyan suların geçtikleri yer­leri soyması ve süpürmesi demektir Ger­çekte olay, bir yatak içerisinde henüz top­lanamamış olan suyun, bir yamaç boyun­ca aşağı inerken, geçtikleri alanın yüzü­nü tamamen kaplamasıdır. Bu şekildeki olayla yamaçtaki toprak süprülerek sürük­lenir. Sonuçta yamaç zamanla çıplaklaşır. Suyun bu tür hareketinden sonra yamaçta çeşitli yeryüzü şekilleri oluşur. İrili ufaklı olan bu yeryüzü şekillerine; yarıntılar, lâp- yalar, kıyıbayırlar ve peribacalarını örnek olarak verebiliriz.

)Kaymalar, göçmeler, toprak akma­sı (Solifluksiyon) Solifluksiyon: Genellikle kutup bölgelerinde veya bu bölgeler yakın­larında ya da buna benzer şartların bulun­duğu alanlarda, alt tabakası donmuş top­rakların ya da altında suyu iyice emmiş geçirimsiz tabakaların üstündeki taş kırın­tılarının kayması olayına denir. Olay daha çok çıplak, cılız ve seyrek bitkili bölgeler­de meydana gelir. Gerçekte yüksek dağ­lardaki taş kırıntı yığınlarının bulunuşu bu olayın meydana geldiğinin bir işaretidir. Toprak akması, çok eğilimli yerlerde be­lirgin olmasına rağmen az eğilimli yerler­de olabilir. Ufak taş parçaları, akar gibi sü­rüklenir. Taş parçacıklarının akışı şu şekil­de açıklanabilir; çıplak yerlerde sular di­be sızar. Dipte bulunan tabaka çözülme­miş toprakaltı buzları veya suyu emmiş ge­çirimsiz tabaka olduğu için bu sular daha derinlere inemezler. Böylece toprak üze­rindeki taş parçalarının aralan su ile do­yar ve lapa gibi olur. Sonuçta, böyle bir yerde elverişli şartlarda oluşunca toprak kaymaya başlar.

Yel süpürmesi: (Deflation): Deflasyon: Kurak bölgelerde özellikle çöllerde rüzgârın eserken toprağı süpür­mesi ile meydana gelen aşındırmadır. Çöl­lerde, rüzgârlar kuvveti ölçüsünde, taşıya­bildikleri kadar toz, kum, çakıl alarak bun­ları sürüklerler ve havaya kaldırırlar. Böy­lece yerdeki laş parçacıklarını silerek sü­pürürler. Bu olay sırasında süpürme işle­mi ile kayaların oyuk yerleri boşalır, göz göz olur.

) a-Buzulun cilalanması-çizmesi: (Detersion): Detersiyon: Buzulun (glasye- nin) geçtiği yerlerde cilalanması ve silmesi işlemine denir. Olay vadi buzullarında da­ha çok belirgindir.

b- Dekraktion (Detraksiyon): Buzulun çatlama -sıyırma ve sökmesidir. Buzulun ileri hareketi sırasında bulunduğu yeri, geçtiği yerdeki kayaları, taşlan çatlatma­sı, sıyırması ve sökmesi şeklindeki aşın­dırma olayıdır.

)Yüksekten düşen suyun yeri deler- cesine oyması: (Evorsion): Eversiyon ke­limesi girdap hareketi ya da anafor hare­keti anlamına gelir. Su, düşüşünde dibini burgu biçiminde oyarcasına deler. Yüksek­ten düşen, böylece çağlayan yapan sula­rın, düştükleri yerde döne döne, çarpa çarpa hareket etmeleri ile bir aşınma mey­dana gelir. Sonuçta kayalar oyulur, taşlar delinir ve yer yer oyuklar belirir. Oyukla­rın büyüklerine “dev kazanlar” denir.

) Dar anlamı ile Erosion: Erozyon de­diğimiz dar anlamı ile bu kavram, geniş manada akar su aşındırmasına verilen ad­dır. Akarsu vadi içerisinde gücü ölçüsün­de büyük miktarda aşındırma yapar.

) Yüzden erime: (Ablation): Ablas- yon: Güneşlenme, havanın sıcaklığı, yağ­murların etkisi ile buzulların yüzden erime­si olarak meydana gelen süprülme, aşın­ma ve oyulmalara verilen addır. Bu faktör­ler içerisinde güneşlenme en önemlisidir. Yüzden erime, dağlardaki buzullarda, ku­tuplardaki iç buzullarda, denizlerde yüzen buz dağlarında (Ayzberg) görülür. Erime­den sonra, buz alanlarında gerilemeler ve küçülmeler olur.

Yağmur ve sel suları ne denli şiddetli ve çok olursa, sürüklenen toprak taneleri de o kadar büyük olur. Üzerinde bir bitki ör­tüsü (bağ-bahçe tarla-çayır ve orman) bu­lunan topraklarda erozyon, çıplak yerlere göre daha az yavaş olur.

TÜRKİYE’DE EROZYON: Türkiye bü­tünüyle denizden yüksek bir ülkedir. (1100 m.) Bu yüzden denizlere ulaşan nehirle­rin yatakları eğimlidir. Sürüklenen toprak­ların büyük bir bölümü denizlere ulaşmak­ta ve orayı doldurmaktadır. Örnek olarak:

Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes Dicle, Fırat, Seyhan ve Ceyhan nehirleri­ni ele alalım.

GEDİZ: Dağlardan sürükleyip getirdiği toprak ve kumları İzmir Körfezi’ne yığarak, deltasını genişletmiş, daha sonra delta üzerindeki yatağı bir kanalla açılarak, de­ğiştirilip, daha kuzeyde denize dökülmesi sağlanmıştır. Böylece İzmir Körfezi’nin do­larak kaybolması geciktirilmiştir. Zira ır­mak bugün de İzmir Körfezi’ne ak­maktadır.

KÜÇÜK MENDERES: Taşıdığı kum ve topraklarla, Kuşadası Körfezi’ni doldur­muştur.

BÜYÜK MENDERES: Daha önce kör­fez olan Bafa Gölü’nü ve Milet’i kıyıdan ayırmıştır.

DİCLE VE FIRAT: Taşıdığı topraklan iran Körfezi’ne yığarak, Irak çukurovası- nı güneye doğru büyütmektedir.

SEYHAN VE CEYHAN: Akdeniz böl­gemizin en önemli ovası olan Çukurova1 yı bu nehirlerin taşıyarak yığdığı topraklar oluşturmuştur.

Erozyonu Önlemek için Neler Yapıl­malıdır

  • Sekileme çalışmaları: Sekileme sel ve yağmur sularının akışını azaltarak, su­yun toprağa geçmesini arttırır. Sekiler su­yun hızını keserek, sürükleme gücünü azaltır.
  • Toprağın yatay (enine) doğrultuda sürülmesi: Böyle sürülmeler suyun top­rağa sızmasını kolaylaştırarak suyun akış hızını keser.
  • Köklü bitkiler, ekmek: (Bağlık- meyvelik): Kökler toprağı tutarken, gövde­ler de akarsuyun hızını keser. Dal ve yap­raklar da bu işe yağmur tanelerinin hızını keserek yardımcı olur, sürüklenme böyle­ce azalır.
  • Akarsu yataklarının basamaklan- dırılması: Bu işlemde topraklar iki yönlü olarak korunur.
    1. Dere yatağı derinleşmez
    2. Basamaklar (Ne kadar yüksek ve az aralıklı olursa)ın gerisinde o kadar çok kum, toprak ve çakıl birikir. Böylece bir tür düzlük meydana gelmiş olur.

Baraj yapımı: Toprak sürüklenmesi­ni yavaşlatır. Hatta tamamen önler.

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir