Fikir Üreten İnsanlarda Ruh Değişimi

Hem nesnel (objektif) ve öznel (sübjek­tif) varlıkları, hem kavram ve kelimeleri, hem de bunların arasındaki ilişkileri aklı­mızla düzenlemeye veya düzenlemek için uğraşmaya düşünce denilir.

Zihni tasarı yoluyla nesnel ve öznel var­lıklara, kavramlara,kelimelere ve araların­daki ilişkilerden birisine, bazısına veya bir çoğuna temas etmek, bunları açıklamak amacıyla yazılan yazılara da düşünce ya­zısı adı verilir.

Düşünmek, sembolleri birbiri ardısıra ha­rekete getirmektir. Bir şey düşünürüz; bu bize başka bir şey düşündürür; bu da bir başkasını düşündürür. Böylece düşünme olayları ardarda sıralanır. Akıl yürütme ile yapılan düşünmelerde ardarda gelme bel­li bir sırayı takip eder. Akıl yürütme, düşün­ceye dalma veya fikirlerin serbest çağrı­şımı denilen şeyden de farklıdır. Çünkü akıl yürütürken çağrışımların sırası ve hatırlan­ması düzenlidir. Düşünceye dalmada, çağ­rışımlar gelişigüzeldir. Duyu organlarıyla dış dünyamız hakkın­da bazı bilgiler elde ederiz. Bu bilgiler zih­nimizde semboller veya imajlar biçminde vardır. Yeri geldikçe bu semboller zihinde canlandırılır.

Düşünen bir insanın göz kapaklarında, gırtlağında bazı değişmeler olur. Düşünen insanı bu davranışlarından biliriz. Hayvan­larda düşünme olayı ilkeldir, içgüdülere bağlı bir düşünmedir. İnsanlarda ise dü­şünme olayı çocukluk döneminde başlar ve sürekli bir gelişme gösterir.

Zihnimizdeki sembolleri dil yardımıyla ifade ederiz. Bir bakıma dil. düşüncenin ifadesidir. İnsan düşüncesini dil yoluyla anlattığına göre bir anlaşma aracı olan di­lin önemi büyüktür.

Sanatçılar da, düşüncelerini estetiğe yö­nelerek anlatmaya çalışırlar. Bir resim, heykel ya da müzik eseri düşünmenin an­latımıdır.

Düşünme olayında zihindeki semboller belli bir sırayı takip etmeden gelişi güzel ardarda sıralanıyorsa bu düşünme çeşi­dine hayal kurma, rüya, serbest çağrışım gibi düşünme çeşitleri girer. Sembolik fa­aliyetler belli bir sırayı izleyerek oluşuyorsa bu düşünme çeşitlerine de tenkitçi ve ya­ratıcı düşünme denir. Tenkitçi ve yaratıcı düşüncede zihnin zorlayıcı bir etkisi vardır. Kişi bilinçli ola­rak olay üzerinde durur. Hatırlama gücü­nü zorlar. Hayal kurma, rüya ve serbest çağrışımda zihnin bir zorlaması yoktur. Dönemin bir düşünme şeklidir.

 

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir