İfade özgürlüğü değil teröre teşvik


Başbakan Ahmet Davutoğlu akademisyenler tarafından yapılan açıklamaların ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını belirtti ve ekledi : ”İfade özgürlüğüne karşı herhangi bir tavrın karşısında öncelikle ben dururum”. Asıl sorunun ifade özgürlüğü değil insanları teröre teşvik olduğunu belirterek, akademisyenlere bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu.

Suriye krizi

Suriye’deki krizin çözümünün Suriye’li kürtler olmadan olamayacağına değinen Davutoğlu, çözüm masasında Kürt’lerin olmasının herhangi bir sorun teşkil etmeyeceğini fakat bir terör örgütü olan PYD’nin masada olmasına karşı olduğunu belirtti.

”CNN International” kanalı muhabiri Amanpour’un sorularına verdiği yanıtlarda Davutoğlu, Suriye’de bazı bölgeleri elinde tutan Kürt birliklerinin de masada olmasına nasıl tepki vereceği sorusuna Suriye’li Kürt’lerin de masada olması gerektiğini düşündüğünü fakat Avrupa Birliği’nin ve ABD’nin de terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın uzantısı olan PYD’nin çözüm masasında yer almasına karşı olduklarını söyledi.

ABD’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK ile aynı zamanda işbirliği halinde olduğunu söyleyen Amanpour’un ”Gerçekleri kabul etme zamanı gelmedi mi?” sorusuna da Davutoğlu bu örgütleri meşru olarak görenlerin bölgenin gerçekliklerinde yaşamadıklarını ve bu örgütlerin barış isteklerine asla ikna olmayacaklarını söyledi.

İran’ın nükleer anlaşma ile büyük bir ilerleme kaydetmesi konusunda ne düşündüğü sorusuna ise bu anlaşmadan mutluluk duyduğunu ve bu anlaşmanın sadece bölgenin değil tüm dünya ekonomisi adına olumlu bir gelişme olarak kabul edilmesi gerektiği yanıtını verdi. İran’ı rakip olarak görmediğini, sadece Suriye ve Irak konularında bazı fikir ayrılıklarına sahip olduklarını da sözlerine ekledi.

Rusya olumsuz etkiliyor

Rusya’nın bölgedeki varlığı ve operasyonlarıyla ilgili olarak Rusya’nın uzun bir süre boyunca Suriye’ye müdahale edilmesine karşı bir tavır takındığını fakat şimdi düzenlediği operasyonlar ile bölgenin durumunu olumsuz etkilediğini ve aslında Suriye’yi işgal ettiğini, operasyonlarının sadece %10’unda DAEŞ’i hedef aldığını söyledi ve Rusya’nın da diğerleri gibi barış sürecine katkılı olabileceğini fakat operasyonlarında sivilleri hedef almamasını ve onları Türkiye sınırına itmemesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu DAEŞ’in mi yoksa PKK’nın mı Türkiye için daha tehlikeli olacağı sorusuna ise ikisi de ideolojik olarak demokrasiye karşı oluşumlar olduğu için ikisi de tehlikeli yanıtını verdi.

Anayasa değişikliği ile ilgili bir soru üzerine de 1980’li yıllarda askeri cunta tarafından hazırlanmış anayasanın değiştirilmesi gerekliliğinin Türkiye’de bir süredir konuşulduğunu ve bu konuda başarılı olunabilirse bunun yapabilecekleri en büyük ve önemli reformlardan biri olarak tarihe geçeceğini belirtti.

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir