Sıkça Karıştırılan İki Kavram Çarpışma ve Çatışmanın Farkları

Çarpışma teorisi, bir kimyasal re­aksiyonun olabilmesi için, reaksiyo­na giren maddelerin birbirleriyle çar­pışması gerektiği varsayımına daya­nır. Ancak bu teoriye göre her çarpış­ma bir reaksiyon vermez. Reaksiyo­nun meydana gelmesi için iki şart vardır. Bunlardan birincisi reaksiyon verecek maddelerin uygun doğrultu­da birbiriyle çarpışması, ikincisi ise çarpışmanın aktifleşmiş kompleksi oluşturacak hızda yani yeterince enerjili olması koşuludur.

Bu iki şartı sağlayan çarpışmalar önce aktifleşmiş kompleksi ardından da ürünleri oluşturabilirler. Çarpışma teorisine göre maddeler arasında ye­terince hızlı bir reaksiyon meydana gelebilmesi için uygun çarpışma sa­yısının artırılması gerekir. Bunun için de çarpışarak reaksiyon verecek maddelerin molar derişimleri arttırıl­malı, hızları arttırılmalıdır.

 

Çatışma ise, bir kişinin iki farklı istek, duy­gu karşısında ikisinden birini seçmek zo­runda kalmasıdır, insanda görülen çatış­malar üç bölümde incelenebilir.

Arzulanan iki halin çatışması: Denek bu çatışmada aynı anda iki seçeneği de arzulamaktadır. Ancak her ikisinin aynı an­da gerçekleşmesi imkansızdır. Bu imkan­sızlık zihinde bir çatışmayı, gerginliği mey­dana getirir. Aynı anda televizyonun ayrı kanallarında izlemek istediğimiz film var­sa ikisinden birini izlemek zorundayız. Arzulanmayan iki halin çatışması:

Her iki durum da istenmeyen özellikte­dir. Hem dişçiden çok korkarız hem de diş ağrısı çekmek istemeyiz. Bu iki durum biz­de çatışma meydana getirir.

3) Arzulanan ve karşılanması gereken halin çatışması: Denek birinden kaçmak diğerini de istemek zorunda ise çatışma meydana gelir. Hem bademcik ağrısından yakınırız hem de dondurma yemek isteriz.

Freud insanda çatışmayı, bilinçle bilin­çaltının meydana getirdiği bir durum ola­rak görür. Bu çatışmanın özelliğine göre kişi şahsiyetini oluşturur.

 

Benzer Hesaplamalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir